• DOLAR 2.2132 TL
  • EURO 2.8652 TL
  • Altın TL

Didim'de siyaset kızıştı

didimde-siyaset-kizisti

Cumhuriyet Halk Partisi Didim İlçe Başkanı Şavgu Aydın, düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
18 Eylül 2012 Salı 15:13

Cumhuriyet Halk Partisi Didim İlçe Başkanı Şavgu Aydın, düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. AK Parti Didim İlçe Başkanı Hilmi Erbaş’ın hafta başında yerel basında çıkan açıklamalarını eleştiren Aydın, AK Parti İlçe Başkanı Erbaş’ın “CHP’nin kukla İlçe Başkanı” şeklindeki açıklamalarına cevap vererek, “89 yıllık CHP'de değil kukla bir ilçe başkanı, kukla bir mahalle delegesi seçtirmeye bile hiçbir güç, hırs ve hesap yetmez” dedi.

 

Cumhuriyet Halk Partisi Didim İlçe Örgütü binasında CHP İlçe Başkanı Şavgu Aydın’ın düzenlediği basın açıklamasına Didim Belediye Başkanı Mümin Kamacı, CHP’li İl Genel Meclisi Üyeleri Cahit Kaya ve Hasan Yavuz ile CHP Didim Kadın Kolları Başkanı Sevgi Yorulmaz ve Gençlik Kolları Başkanı Burçin Uzunkaya da katıldı.

 



Açıklamasında AK Parti İlçe Başkanı Hilmi Erbaş'ın, hafta başında yerel basında çıkan açıklamalarını eleştiren CHP Didim İlçe Başkanı Şavgu Aydın, “Erbaş’ın açıklamalarını her şeyden önce kullandığı üslup ve takındığı tavır nedeniyle yakışıksız ve çirkin bulduğumu belirtiyor, kendisini ayıplıyorum. Bana yönelik küçük düşürmeyi ve itibarsızlaştırmayı amaçlayan ifadeleri, her şeyden önce siyasal nezakete yakışmıyor. Cumhuriyet Halk Partisi, siyasette böyle bir dile ve böyle bir tarza yer olmayan bir partidir. Hilmi Erbaş, geçmişte istenmeyen adam ilan edildiği bir partide, istenmeyen bir ilçe başkanı adayı olarak, istenmediğini bile bile bir koltuğa, hırsın ve hesapların ağır bastığı tercihlerle gelmiş olabilir, ama 89 yıllık CHP’de değil kukla bir ilçe başkanı, kukla bir mahalle delegesi seçtirmeye bile hiçbir güç, hırs ve hesap yetmez” dedi.

 

“ERBAŞ KENDİNİ UNUTTURMAK İSTERKEN, KENDİ DE PEKÇOK ŞEYİ UNUTMUŞ!”

 

Cumhuriyet Halk Partisi Didim İlçe Örgütü’ne 1999’da üye oldu ve her kademesinde onurla görev yaptığını belirten Aydın, “Didim CHP’de 2003 yılından beri aralıksız olarak yöneticilik yapıyorum. Sanırım Hilmi Erbaş, zaman zaman kendini unutturmak zorunda olduğu için, mecburen ara verdiği siyaset yaşamına paralel olarak, siyasal hafızasına da ara vermiş. O beni unutmuş, yaşıma, cüsseme bakarak beni hafife alıyor ama ben onu unutmadım. Hilmi Erbaş, 2004 yerel seçimlerinde AKP Belediye Başkanı Adayı iken de ben buradaydım, o kaybettiği seçimin ardından ilçe başkanı olduğunda da buradaydım. O İlçe Başkanlığından ayrılmamak zorunda kaldığında ve Abdurrahim Öztürk’ün yönetiminde 2. Başkan olduğunda da ben buradaydım. O AKP’de istenmeyen adam ilan edildiğinde, Erbaş’ın böldüğü AKP yönetiminde yaprak dökümleri yaşanırken de ben buradaydım. O, 2009 seçimleri arifesinde, Eylül 2008'de “bir daha siyaset yapmayacağım” diyerek, partisinden istifa etmek zorunda kaldığında da ben buradaydım. O Ticaret Odası’ndan da ayrılmak zorunda kaldığında ben yine buradaydım ve de şuna eminim ki, Erbaş’ın hırs ve hesap dolu 2013 yerel seçime yönelik çabası ve planları boşa çıktığında, o, yine boynu bükük köşesine çekilmek zorunda kalacak, ben yine burada olacağım” ifadelerine yer verdi.

 

ERBAŞ’IN İCRAATLARI

 

Aydın, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Benim gibi, Didim’de yaşayan insanların, yani Didim seçmeninin de Hilmi Erbaş’ı unutmadığını çok iyi biliyorum. O günlerde çıkan gazete haberleri arşivlerde duruyor. Ticaret Odası Başkanı olarak 117 bin lira değer biçtiği arsaya, 350 bin lira teklif vererek alıcı olduğunu unutmadık. Yetkisi olmadığı halde 1/25 bin ölçekli imar planında plan değişikliği yapma taahhüdü ile  birçok vatandaştan haksız kazanç sağladığı haberlerini unutmadık. 5 buçuk trilyona ihale edilen devlete ait tarım arazisini, satışın ardından siyasal baskılarla imara açtırdığını, 40 trilyona ulaşan arazi bedeliyle kamunun nasıl zarara uğratıldığını ve ne çirkin işlerin içinde olduğunu unutmadık. Olay yargıya intikal ettiği için neler çıkacağını bekleyip göreceğimiz Erbaş'ın Ticaret Odası macerası ise apayrı muammalarla doludur. Yılan hikayesine dönmüş ve kimsenin hesabını kitabını bilmediği bir kültür merkezi inşaatı ilk aklımıza gelen icraatıdır. Ya da en son Ticaret Odası'nı haftalarca hizmet veremez duruma sokan iddialarının Bakanlık İnceleme Raporu'nda dayanaksız bulunduğu son icraatını da gördük.

 

BİZ DE AKP’DE ADAY OLARAK ERBAŞ’I İSTİYORUZ

 

Geçmişte hırsının ve siyaset tarzının onu sürüklediği çıkmazlardan ders aldığını, aynı yanlışları tekrarlamayacağını umanları, siyasal hırstan kör olmuş bir bakış açısıyla hareket etmeyi sürdürerek bir kez daha yanıltan Erbaş, biz CHP'lileri yanıltmıyor.  CHP olarak, 27 Ekim 2013'te yapılması olası Yerel Seçimler'de, AKP'nin adayı olarak Hilmi Erbaş'ı bekliyor ve arzuluyoruz. Gerçi, o Didim'in marka olmuş CHP'li Başkanı Kamacı ile aynı  denklikte, aynı değerde bir aday değil ama zaten AKP'nin böyle bir aday bulma şansı da yok! Erbaş'ın hırs ve hesapları sebebiyle AKP'de başka bir adaya şansta yok! Hilmi Erbaş, Didim'de seçmen sayısı arttığı için, 2004'te aldığı oylardan rakamsal olarak fazlasını alabilir ama şunu inançla iddia ediyorum ki; yüzde olarak aynı oranı yakalayamayacak bile. Ve seçimden sonra bir kez daha siyasete ara vermek zorunda kalacak.

 

ERBAŞ AKP’DEN İSTİFA ETMELİ

 

Erbaş'ın yeniden AKP İlçe Başkanı olur olmaz ilk çomak soktuğu konu Didim Cemevi oldu. Acaba buradan ne kadar oy tahvil edebilirim bakış açısı apaçık ortada olan durumun, samimiyetsizliği, ciddiyetsizliği, dayanıksızlığı, Alevi yurttaşlarımız gibi bizi de Erbaş'ın üretmeye çalıştığı siyaseti gülerek izlememize sebep oldu. Bu konu hakkında Erbaş'ı muhatap alıp, yanıt vermeye bile gerek duymamıştım ama artık bir şeyler söylemek kaçınılmaz hale geldi. Her şeyden önce Hilmi Erbaş, bilbortlara yazdığı gibi Alevi yurttaşlarımızın hassasiyetlerini ve sorunlarını dert edinen bir siyasetçiyse, yanlış partide siyaset yapıyor. Bu iddiasında samimi ve ciddiyse, bir an önce AKP'den istifa etmesi gerekir. Çünkü AKP Genel Başkanı daha çok yakın bir zamanda, Karacaahmet Cemevi'ne ucube dedi bir canlı yayında. Daha önce de cem evlerine cümbüş evi dediği gibi. Buna Alevi açılımı diye kocaman bir hiç ürettiklerini de ekleyelim. Ve de, Aydın İl Genel Meclisi'ne iki kez CHP'li Meclis Üyeleri'nin önergeleriyle gelen Cemevleri'ne yardım taleplerine hayır oyu veren AKP'li İl Genel Meclis Üyelerini ve olur vermeyene Valilik Makamı'nı da hatırlatırım kendisine. Alevilerin temel talepleri olan Diyanet'in konumu, Cem evlerinin yasal ibadethane statüsü ve zorunlu din eğitimi konularında AKP'nin tavrı ortadayken, Hilmi Erbaş'ın söyleminin ne kadar sahte olduğu kendiliğinden ortaya çıkıyor.  Erbaş Didim Cem evi ile ilgili her platformda konuşmaya çok hevesli ama hiç bunlara değinmiyor. Bu konulardaki görüşlerini de duysak... AKP sadece Didim Cem evi’nin değil, tüm yurttaki Cem evlerinin sorununu, sorunun ana kaynağı olan ibadethane statüsü olarak kabul edilmesini yasallaştırarak kökten çözebilir. Ama bunu yapmaz... Erbaş'ın Didim'de temsilcisi olduğu AKP zihniyeti Aleviler için; asimile etmekten, kendi Alevi tanımını dayatmaktan başka bir siyaset üretmiyor çünkü. CHP iktidarı olsaydı, hükümete bağlı hiçbir kurum, ne Didim'de, ne de başka bir yerde herhangi bir Cem evi’ne yıkım ya da tahliye yazısı yollayamazdı. Cem evi’ne yıkım ve tahliye yazısı gönderme cesareti AKP zihniyetinden kaynaklanıyor. Sorunun kaynağı AKP'yken, CHP'nin Alevilerin temel beklenti ve sorunlarına yönelik söylemleri ve parti programı ortadayken, yani CHP çözümün bir parçası ve adresiyken, Hilmi Erbaş'ın bu konuda yapacağı şey, Didimli Alevilerin seçimde ona vereceği derse hazır olması, burdan sana oy çıkmaz hadi kardeşim başka kapıya uyarımızı dikkate almasıdır.

 

AKP KİNDAR VE DİNDAR NESİL İÇİN 4+4+4’Ü SAVUNUYOR

 

AKP İlçe Başkanı basın açıklamasında bana, eğitim uzmanı değil 4+4+4'ten ne anlar demiş? Biz onu Harita Mühendisi sanıyorduk ama meğer eğitim uzmanıymış! Onun mantığıyla hareket edersek, kendisi 4+4+4'ü herhalde eğitim uzmanı olduğu için savunuyordur! Erbaş'a, 4+4+4 yasa tasarısının altında imzaları olan AKP Grup başkanvekilleri de eğitim uzmanı olmadığını hatırlatırım. AKP'nin Genel Başkanı dindar ve kindar bir nesil istediğini bizzat söylemişken, AKP İlçe Başkanı'nın bundan bihabermiş gibi konuşması ilginç. Erbaş'a sormak lazım; dindar ve kindar nesil nasıl yetiştirilir? Elbette eğitimle. AKP'nin eğitimdeki son tezgahı ne? 4+4+4 ucubesi. Bu uygulamayla devlete ait tüm ilkokulları imam hatipleştirme fırsatı yakaladıklarını, kendi torununu özel  bir ilkokulda okutan AKP'nin Muğla Milletvekili söylemedi mi? Yapılanların büyük bir hata olduğunu, nelere mal olacağını gelecekte göreceğiz. 4+4+4 AKP'nin eline yüzüne bulaştırdığı ve eğitimi çıkmaza sürükleyen bir politika olarak tarihte yerini alacak. Ayrıca değinmeden geçmek eksiklik olur; pazartesi günü Eğitim Öğretim Yılı’nı Denizli’de bir imam hatip sınıfında açan Başbakan, “terörist yetiştirmediği için İmam Hatipleri istemiyorlar” diyerek, diğer okullarda yetişenleri ne olarak gördüğünü bir kez daha ortaya ifade etti zaten. Başbakan için, kendi gibi düşünmeyen herkes terörist. Yani faşizan bir zihniyete sahip.

 

AKP FAŞİZMİNE TESLİM OLMAYACAĞIZ

 

Zaten AKP’li Erbaş’ta açıklamasında "AKP faşizmi" söylemimize karşı çıkmış. Zaten açıklamasında bahsettiği bizim ilanlarımız hakkında suçduyurusunda da bulunmuşlardı ama savcılık kararıyla soruşturmaya gerek görülmedi. Faşizan bir partinin İlçe Başkanı olarak AKP İlçe Başkanı'nın canı öyle çekse de, AKP'ye faşist demek suç değil! Bizim Hüseyin Aygün'ü de içeren ilanlarımızda Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal da vardı. Erbaş onları görmezden gelmiş ama bu onların yıllardır hiçbir kesinleşmiş suçları yokken cezaevinde oldukları gerçeğini değiştirmez. Daha böyle çok örneğin Silivri ve Hasdal zindanlarında olduğunu biliyoruz. Ama bu iki isim gazeteci ve bilim adamı kimlikleri ile aynı zamanda ulusal iradenin bir tecellisi olarak Milletvekili seçilmişlerken, halen tutsaklar. Bunun adı faşizmdir Sayın Erbaş! Kendi düşüncelerinin kati doğru olduğuna inanan ve kendi gibi düşünmeyen herkesi düşman görene faşist denir. Faşist kişiler, kendisi gibi düşünmeyene saygı duymaz, onu küçük görür, itibarsızlaştırır ve yok etmeye çalışır. Hilmi Erbaş'ı faşist sözcüğü böylesi rahatsız ediyorsa, üslubunu, tavrını, siyaset tarzını ve en önemlisi mensubu olduğu siyasal anlayışı sorgulamaya davet ediyorum”


Haber okunma sayısı: 1452



Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER

KATEGORİLER


ÇOK OKUNANLAR

Listelenecek kayıt bulunamadı

AYDIN - HAVA DURUMU

AYDIN

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ